Merhaba. İnsan okudukça bir taraftan da anlatma, yazma ve paylaşma ihtiyacı hissediyor. Bu sebeple, okuduğum ve feyz aldığım kitaplara dair yazılarımla burada bir arşiv oluşturma niyetindeyim.
Benim için eğitimin, liderlik tanımının ve hayatın anlamının en güzel anlatımlarından biri olan ve her satırı ile okuyanı içine alan, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı ile başlamak istiyorum.
Kitap “Okul bizim en büyük servetimizdir” satırları ile eğitim konusuna güçlü bir giriş yapıyor. Fin Halkı, özgün ulusal kimliklerini oluştururken “eğitimin gücünün” tek kurtuluşları olduğunun farkındaydı.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde gözlemlediğimiz, okullarda uyguladıkları eğitimin içerik çeşitliliği ve yapısal reformlarından etkilenmemek mümkün değil.
Akademik eğitimin önemi hepimiz için yadsınamaz bir gerçek. Lakin eğitimi, sadece akademik olarak sınırlandırmamanın gerekliliği, toplumu oluşturan her bireyin eşit eğitim seviyesine getirilmesinin şartı ve bu konunun çözümünde her meslek grubundan liderin ve aydının gayreti ile ilerleme serüveni kitabın hemen her bölümünde itina ile işlenmiş. Yine bu anlayışın ışığında anlatılan tatlıcılar kralı Jarvinen ve Karokep hikayeleri de kitabın içimizi ısıtan etkili satırları arasında yerini alıyor.
İki karakterin örneğinde de bireysel yetkinliklerimizin farkındalığı ile mevcudiyetimize değer katmak için attığımız her adımın bireysel eğitimimizin ve sorumluluğumuzun bir parçası olduğunun vurgusunu görüyoruz.
Toplumun, rutinlerinde oluşturdukları, okuma seferberliği, yeni bir bilgi öğrenme merakı, sanatı anlama ve yaşamı bir sanatçı gibi yaşama gayretleri ve yaptıkları her işi ellerinden gelenin en iyisini yapma niyetleri kitabın içindeki hikayelerde bulacağınız önerilerden sadece bir kaçıdır.
Kitapta, eğitimin yansıra sanat konusu da geniş ve etkin bir şekilde işlenmiş.
Hayatımıza sanatı katmanın dinleme ve anlama becerimizin yani iletişim kabiliyetimizin gelişeceğine ve görme biçimlerimizin derinleşeceğine inanan ve önemseyen biri olarak kitabın bu konudaki aktarımını da çok sevdim.
Tam konu sanata ve derinleşmeye gelmişken, yine benim bu konulardaki vizyonuma etkisi büyük olan John Berger’in “Görme Biçimleri” kitabını okumadıysanız okumanızı öneririm. John Berger kitabında, “Görmek, kelimelerden önce gelir.” Diyor.
Bu sözden yola çıkarak neye bakıyorsak ne görüyorsak ona dönüşüyoruz diyebilir miyiz?
Bu sebeple hayatın içinde liderlik ettiğimiz her an ve her alanın sorumluluğu çok büyük olmakla birlikte çok da kıymetli. İyi haftalar.