Yeni Nesil Liderliğin Ötesinde…

Dün akşam her ay düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz kitap kulübümüzde Kafka’nın “Dönüşüm” kitabını konuştuk. Yaklaşık 75 sayfadan oluşan bir kitabın etrafında hiç ara vermeden iki buçuk saat kitapla ilgili fikirlerimizi paylaştık. Sanırım bu kitabı benim dördüncü okuyuşumdu.

Tüm ailenin öznesiyken git gide nesnelleşen Gregor Samsa’nın hem sarsıcı hem de insanı kendine getiren hikayesini okurken, kitap kulübümüzde “Biz hayatın hangi bölümlerinde Gregor Samsa’lık yapıyoruz?” sorusuna yanıt aradık.

Hızla akan hayatımızın içinde üstlendiğimiz rollerimiz doğrultusunda bazen hiç de farkında olmadan ve hatta iyi niyet çerçevesinde çoğumuz bu tuzağa düşebiliyoruz. Ben diğerinin yerine de yapabilirim diyoruz. Oysa mesele bizim yapabilmemiz değil mesele yanımızdakinin de yapabilmesine ve hatta yapabilmenin de ötesine var olabilmesine alan açmaktır.

Tam da içinde bulunduğumuz ve sürekli olarak hem sorgulayıp hem de çözüm aradığımız kurumsal dönüşüm sürecinde bir kez daha bu kitabı okumak şahane bir zamanlama oldu.

Benim anladığım yeni nesil liderlik tanımı tam da bu dedim.

Yanımızdakilerin var olabilmesine alan açmak bizim varlığımızı eksiltmez bilakis bizi büyütür.

Ve bu oluş halimiz sadece iş kimliğimizle sınırlı değildir.